TESPİT RAPORU
Türkiye Gençlik Kulüpleri Konfederasyonu
Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi Durum Tespit Raporu
1) Sosyal Alan
Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde artan terör olaylarından en çok etkilenen kitle gençlik oldu. Çözüm sürecinin devam ettiği günlerde kendisine dokunulmayan gençler terör örgütü ve uzantıları olan dernek, vakıf vb örgütlere karşı bir sempati besleyerek bu yapıların içinde yer almaya başladılar. Gençlerin bu tür örgütlere sempati beslemesinin yegane kaynağı bizim cenahımızda faaliyet gösteren vakıf, dernek, ocak vb STKlar’ın bölgede sahip olduğu kitle üzerinden kısır bir döngü ile insan kaynağını üretmeye kapalı bir yöntem izlemeleri oldu. Yeni bir kitle veya sadece bir genç kazanmanın önemini idrak etmekten ziyade var olan kitlelerini korumaya çalıştılar. Bu tutum ise bölgede ideolojik olarak ‘’kararsız’’ olan ve bölgedeki gençlik kitlesinin büyük bir dilimini oluşturan gençler için bir antipati ve bir aidiyetsizlik oluşturdu. Oluşan bu durum sonrası ‘’kararsız’’ diyerek ifade ettiğimiz gençlerimize kapıları kapalı tutarak terör örgütü ve uzantılarının kucağına teslim edildi. Örneğin; bizlere ait STK’ların salon programları kapsamının dışına çıkmadı ve bu programlarda ise sadece koltuk doldurma telaşı içinde oldular. Bununla beraber STK’larımızın yereldeki temsilcileri gençliğin vahametini düşünmekten ziyade bağlı oldukları STK’nın genel merkezinin kendilerini takdiri, programların gençler üzerindeki etki düzeyinin öneminin maalesef önüne geçti.
Neler yapılmalı?
i. Bölgede gençlere yönelik devlet eli ile ufak çaplı sosyal, kültürel projelere teşvik imkanı oluşturulabilir. Gençlerin bu projeler vesilesi ile “kamu”, “devlet’’ ve ‘’halk’’ birlikteliğinin bizzat içinde yer almaları terör örgütü ve uzantılarının yıllardan beri gençlerin her dönem beyinlerine yerleştirmeye çalıştığı “ceberrut devlet” imasının zihinlerde güç kaybına uğramasına vesile olacaktır.
ii. Doğu-Batı arasındaki ve yine terör örgütünün zihinlere işlediği Türk-Kürt ayrışmasının önüne geçmek üzere uzman sosyolog ve psikologların çalışmaları ile kültürel geziler yapılabilir. Bu gezilerde asırlardır süregelen İslam temelli Türk ve Kürt kardeşliğinin bütün izlerinin bir arada olduğu noktalar seçilerek yeniden bir kardeşlik kıvılcımı ve doğu ile batı arasındaki bir kardeşlik köprüsünün kurulması bu önyargıları yıkmak adına bir fırsat olabilir.
iii. Yerelde bulunan hükümet ve devlet temsilcilerinin siyasi bir ortam olmaksızın bütün gençleri kucaklaması özellikle il valileri ve kaymakamların devletin kanatlarının halkın ve gençlerin üzerinde olduğunu gösterecek ve özgüven aşılayacak çalışmalar içerisinde olmaları büyük önem arz etmektedir.
2)Üniversiteler
Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde 2007 tarihli açılan 16 üniversite bulunmaktadır. Bu üniversitelerin öğrenci sayıları ortalaması 2015 itibari ile yaklaşık 10.000'dir. Bu üniversitelerin bölgede açılması ile beraber aileler çocuklarını çok iyi puan almaları dışında bölge harici bir üniversiteye öğrenci göndermemektedir. Sürekli bölge illerinin birbirlerine öğrenci gönderdiği takdirde ideolojik olarak aynı renk ve farklı ton grupların birbirleri ile birlikteliğini mümkün kılmaktadır. Üniversitelerimizde yoğun bir şekilde ve en önemlisi terör örgütünün plan ve programları çerçevesinde farklı farklı yapılanmalar oluşturulmaktadır. Örneğin; Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde bulunan bütün üniversitelerde öğrenci tek tip öğrenci kulüpleri ve sivil hayatta da öğrenci dernekleri kurarak çeşitli örgütsel faaliyetler göstermektedirler. Bu durumda hemen hemen bölgede yer alan bütün üniversitelerde en baskın güç konumuna gelerek hem kendilerine insan kaynağı üretmekte hem de kampüsleri fikri olarak kendi istekleri doğrultusunda yönlendirmektedirler.
Neler Yapılabilir ?
i. Bölge üniversitelerinin rektörlerinin acilen bir araya gelip koşulları masaya yatırıp terör örgütüne karşı kardeşlik temalı çalışmaları ortaya koymaları gerekmektedir.
ii. Terör örgütünün siyasi faaliyetlerini alenen gerçekleştiği bir kaç üniversitede rektörler buna çok ilgisiz ve kaygısız kalmaktadır. Bu üniversite rektörleri ilgili makamlarca uyarılıp ve yine ilgili kişi veya gruplarca izlenmesi gereken yollar rektörlere anlatılmalıdır.
iii. Bölge üniversitelerinde öğrenci konseylerinin yeniden elde tutulması belki de bu sürecin en önemli unsurlarındandır. Özellikle son iki yıldır üzerinde durulmayan öğrenci konseylerinden ötürü neredeyse bölge üniversitelerinin hiçbirinde bir varlığımız kalmamıştır. Öğrenci konseylerinin bizlerde olması önemli bir ölçüt ve önemli bir üstünlük olarak üniversitelerde fiilen var olmanın birinci şartıdır.
iv. Bizlere yakın ve bizlere ait STKlar'ın üniversite birimlerine çok acil atama yapmaları ve gerçek anlamda gidişatın ciddiyetinin farkında olarak üniversite birimlerini harekete geçirmelidirler.
v. Bölge üniversiteleri senede bir defa olan kariyer günlerinin dışında periyodik olarak kardeşlik duygusunun ve İslam medeniyetinin ön planda tutulduğu konuşmacılar ile kampüslerde terör örgütünün faaliyetlerini gölgeleyecek çalışmalar yapılmalıdır.
vi. Ülkemizde bulunan 186 üniversitenin seçkin öğretim üyelerini öğrenim yılının belirli dönemlerinde misafir öğretim üyesi olarak bölge üniversitelerinde istihdam edilmeleri sağlanmalı ve böylece bölge tecrübesiz ve isteksiz gelinen öğretim üyelerinin verimsizliğine bırakılmamalı.
vii. Bölge Üniversite Kampüslerindeki Öğrenci Kulüpleri Örgüt sempatizanlarınca kullanılmakta olup, öğrencilerin sosyal etkinliklerde kullanması için ayrılan bütçe devlet eliyle resmi şekilde örgüt faaliyetlerine aktarılmaktadır. Öğrencilerin doğruya ve yanlışa yönlendirilmesinde ilk adım olan öğrenci kulüplerinin denetlenilebilir bir yapı kurularak, örgüte yönlendirilen gençlerin önü kapatılmış olunur. Öğrenci Kulüplerinin Yasal işlemleri ile ilgilenen SKS Daire Başkanlığı haricinde belirlenecek bir “Sosyal Faaliyetler Koordinatörü” akademisyen ile öğrenci adına yapılan tüm etkinliklerin kontrolü mümkün olabilir.
viii. Bölgedeki üniversitelerin ortak problemi Kütüphane ve kaynak yetersizliği, bunun önüne geçilmesi adına memleketin bir çok noktasında kütüphane kurma organizasyonları yapılabilir.
3) Ekonomik Alan
Bölge gençliğinin özellikle en büyük yarası işsizliktir. İşsizlik vakit geçtikçe büyük bir ümitsizlik haline gelerek gençlerin sağlıklı ortamlar oluşturmalarına ve sağlıklı düşünmelerine fırsat vermemektedir. Bitlis ilimizde yaptığımız araştırmalar sonucunda son bir yılda terör örgütüne katılım gösteren gençlerin büyük çoğunluğunun işsiz olduğunu tespit etmiş bulunuyoruz. Kalabalık ailelerden oluşan bölge gençliği özellikler ideolojik olarak aileden gelen bir terör örgütü sempatisi varsa dağa çıkıp örgüte katılmayı aile bireyleri adına bir vefa göstergesi olarak görmektedir.
Ayrıca bölge il merkezlerinden ilçelere hatta mezralara kadar gezildiğinde görülen tablo kahve ve kıraathanelerin tıklım tıklım dolu olduğudur. İnsanlar işsizlikten ve çaresizlikten örgüte katılmaya kendilerini mecbur hissetmektedirler. Nitekim yapılan anketler ve saha çalışmaları bu sonucu doğurmaktadır.
Ne Yapılabilir ?
i. Gençlere küçük çaplı kredi ve hibe imkanlarını sunup girişimcilik başlığı altında kendi işlerini kurmalarını sağlamak ve aile refah seviyelerini arttırmak gerekmektedir.
ii. Bölgede işveren ve çalışan işçilere pozitif ayrım yapılmalı ve bu sayede bölgeye iş kaynağının yolu açılmalıdır.
iii. İş-Kur gibi devlete bağlı iş sahibi yapmak ile mükellef kurumların işçi alımlarında şeffaf olmalıdırlar.
iv. İş adamlarına bölgenin zenginliği ve doğal imkanlarının anlatılacağı iş gezileri organize edilmeli ve böylece iş adamlarına yatırım destek noktasından devlet ayrıcalıklar sunmalıdır. Kurulacak fabrika ve tematik tesisler ile bölge işsizliği önüne geçilmelidir.
4) Güvenliksel Alan
Toplumsal Barış ve Kardeşlik Süreci ile devletimiz; toplumun her alanında halk ile iç içe bir yönetimsel algı ve şeffaflık çerçevesinde devletin güler yüzünü bölgeye yansıtmıştır. Fakat bölge bürokrasisi, iç ve dış terör unsurları, bölgeye atanan problemli yöneticiler ve bir çok aksaklıklardan ötürü bazı yanlışlara bilerek veya bilmeyerek göz yumulmuştur. Son 5 senede örgüt tarihinin en büyük silahlanma ve dağa gidiş rakamlarına ulaşılmıştır. HDP belediyeleri ekonomik olarak örgütün sivil ayağı olan yapılanmalara her türlü yardımı yapmaktadır. Düne kadar örgüt ile anılmaktan ve örgüt ismi zikretmekten korkan terör üyeleri, finansal ve silahsal destek ile müthiş bir özgüven elde ederek sözlü ve silahlı şekilde halka saldırmaktadır. Yapılan bu saldırılara maruz kalan halk emniyet ve jandarma güçlerini aradıklarında güvenliksel olarak bir çözüm görememekteler. 7 Haziran seçimlerinde dindar bölge halkının, dinsiz ve Marksist HDP’yi tercih etmelerinin önemli sebebi de sandık güvenliğinin sağlanamamasından kaynaklanmaktadır.
Ne Yapılabilir ?
i. Bu evreden sonra bölge halkı devletin varlığını ve güvenliksel mevcudiyetini her daim yanında hissetmelidir.
ii. Süreçte devletin muhatabı doğrudan halk ve kanaat önderleri olmalıdır.
iii. Devam eden askeri operasyonlardan bölge halkı memnundur ve kararlı bir şekilde üzerine gidilmelidir.
iv. Devlet özellikle ücra köşelerde kalan yerleşim yerlerinde halkı örgütün kucağına bırakmamalıdır.
5) Eğitimsel Alan
Tarihsel süreçte bölge her daim dindar ve değerlerine bağlı olarak anılmıştır. Bunun en temel sebebi ise bölgede medrese kültürünün her dönem diri tutulmasıdır. Medrese ve icazet merkezlerinin bölgedeki saygınlığı bölge kritikleri açısından başlıca bir parametredir. Medrese alimlerinin halk üzerindeki etkisi halen varlığını korumaktadır.
Ne Yapılabilir ?
i. Bölgede Medreseler üzerinde durulup kısa ve uzun vadede iyi gözlemlenerek insan yetiştirme odaklı çalışmalar yapılmalı.
ii. Medreselerin şartları olgunlaştırılıp iyileştirilerek modern görünümlere kavuşmaları sağlanmalı.
iii. Medreselerin toplum üzerindeki olumlu ve koruyucu varlığı halkın yeniden idrakına sunulup, yeniden medrese tasavvurunun oluşacağı bir takım faaliyetler yapılmalı ve bu sayede bölgeye has sorunların beraberinde getirdiği medrese kültürünün her vakit diri tutulması sağlanmalı
6) Kültürel Alan
Doğu Kültürü bölgede bütün doğallığı ile kendi korumaktadır. Gerek dili ile gerek gelenek ve görenekleri ile bulunduğumuz yüzyılda dahi sosyal yaşam ile iç içe geçmiş ve hayatın her alanında bir varlık sergilemektedir. Bölge Halkı için başta dil olmak üzere adet ve töreler birer kutsal konumunda bulunmaktadır. Özellikle 80li ve 90lı yıllarda uygulanan yanlış devlet politikalarının halkı kendi öz kültürüne daha çok bağladığını görmekteyiz. Bu dönemlerde halkın kendi kültürünü yaşıyor olmasının, kendi ana dilini konuşuyor olmasının bedelini ağır bir şekilde ödemiş olması halen bir travma olarak zihinlerde bulunmaktadır. Bu noktada halkın kendi kültürünü yaşamasının ülkeye ancak ve ancak birer zenginlik olarak değer katacağını ifade edecek ve bu konuda halkı ağır travmadan çıkaracak sosyo-kültürel faaliyetler yapılmalı ve devletin artık bu kültürü bir kazanım, bir miras olarak gördüğünü zihinlere işlemelidir.
Ne yapılabilir ?
i. Devlet eli ile Kürtçe okuma ve yazma kursları açılarak devlet nezdinde bunların birer normalleşme sürecinin getirisi olduğu ifade edilmelidir. Bu sayede anadilde eğitim çığırtkanlığı yapan kitlelerin de önüne geçme fırsatı oluşabilir.
ii. Bölge Kültürü, adeti ve ananelerinin içinde yer aldığı sinema/televizyon sektöründe film, dizi vb çalışmalar yapılarak devletin bölgedeki örf ve adetlere verdiği önemi halkın takdirine sunulmalıdır.
iii. Bölgenin tarihsel süreçte yetiştirmiş olduğu öncü şahsiyetler devlet eli ile dillendirilerek ülkenin tamamına malolduğu yine halkın takdirine sunulmalıdır.
iv. Bakanlıklar ve ilgili il müdürlüklerince şehir tanıtım ve reklam boyutu yapılarak bölge kültürünü ülkenin her yerine tanıtmak bölgede halk tarafından onure edici bir çalışma olacak ve mutlak suretle halkın gönlünü kazanmaya vesile olacaktır.
7)Spor ve Sanatsal Alan
Bölge illerinde genel itibari ile spor ve sanat profesyonel boyutlara ulaşmamıştır. Buna genel itibari ile fiziki alt yapı yetersizliği ve maddi imkansızlıklar sebep olmuştur. Bölge illerinin spor kulüplerinin bütün branşları büyük bir çoğunlukla amatör sınıfında bulunmaktadır. Spor ve Sanat birer deşarj aracı olduğundan bölgede gençliğe bu alanların açılması hızlı bir şekilde bir onarım operasyonu kıymetinde olacaktır. Özellikle modern şehir yaşamından uzak olan iller için spor ve sanat alanlarının açılması gençlerin kendilerini eğitmelerine ve her arenada ülkelerini temsile olanak sağlayacaktır.
Neler Yapılabilir ?
i. Bölgede spor salonlarının sayısının acilen arttırılması ve gençlere bu konuda imkan oluşturulması gerekmektedir.
ii. Bölge illerinden pilot iller belirlenerek sanat atölyeleri oluşturulmalı ve bu atölyelerde yetenekli gençler üst düzeyde değerlendirilmelidir.
iii. Bölgede Gençlik Merkezleri yeterince verimli olmamaktadır. Bu nedenle denetleme mekanizmaları bölgede gençlik merkezlerini iyi denetlemeli ve verimli hale getirilmeleri için gerekli çalışmaları yapmalıdırlar.
8)Ailelere Yönelik Faaliyet Alanı
Bölgede aileler genellikle kalabalık ve aileye bağlılığın esas olduğu üzere bir sitene dayalıdır. Bu sistem şark kültürünün bir geleneği olarak kendini muhafaza etmektedir. Aile ve aşiretlerin bölgede geniş kitlelerden oluşması ve aile/aşiretlerin büyüklerinin olması bölgenin bir onarım geçirmesi açısından handikap olarak görülebilir. Uygun ve planlı yöntemlerle bir yol izlenmesi halinde bu aşiretçilik ve tek başlılık kolaylaştırıcı bir etken olarak görülebilir.
Neler Yapılabilir ?
i. Mülki idare amirleri bulundukları il veya ilçelerde aşiretlerin ve ailelerin büyükleri ile düzenli olarak bir araya gelmeli ve bulundukları il veya ilçe ile ilgili karar mekanizmalarına dahil edilmelidirler.
ii. Ailelere özellikler okullaşma ile alakalı öğretilerde bulunulmalı ve okuyan nüfus sayısını arttıracak projeler uygulanmalıdır.
iii. Mümkün olabildiğince en ücra noktalara dahi internet ve bilgisayar imkanı sağlanarak ailelerin ve çocukların ufuk derinliğini arttıracak bilişim evleri formatında projeler hayata geçirilmelidir.
iv. İlgili kurumlarca ailelere periyodik olarak; aile içi iletişim ve çocuk gelişimi ile ilgili seminerler ve eğitimler vererek bilinçli bir ortam oluşturacak projeler uygulanmalıdır.
GENEL HABERLER
-
''TÜRKİYE YÜZYILI GENÇLİK ve ÜRETİM STRATEJİSİ PROGRAMI''NIN DÖRDÜNCÜ OTURUMU AĞRI İBRAHİM ÇEÇEN ÜNİVERSİTESİ'NDE GERÇEKLEŞTİRİLDİ
-
''TÜRKİYE YÜZYILI GENÇLİK ve ÜRETİM STRATEJİSİ PROGRAMI''NIN ÜÇÜNCÜ OTURUMU IĞDIR ÜNİVERSİTESİ'NDE GERÇEKLEŞTİRİLDİ
-
''TÜRKİYE YÜZYILI GENÇLİK ve ÜRETİM STRATEJİSİ PROGRAMI''NIN İKİNCİ OTURUMU KARS KAFKAS ÜNİVERSİTESİ'NDE GERÇEKLEŞTİRİLDİ
-
''TÜRKİYE YÜZYILI GENÇLİK ve ÜRETİM STRATEJİSİ PROGRAMI''NIN İLK OTURUMU ARDAHAN ÜNİVERSİTESİ'NDE GERÇEKLEŞTİRİDLDİ
-
Aralık Ayı Gençlik Araştırması
-
“100. Yılında Gençlik Perspektifi” Eskişehir Anadolu Üniversitesinde!
-
Diyarbakır'da Dicle Üniversitesi (DÜ) ev sahipliğinde Türkiye Gençlik Kulüpleri Konfederasyonunca "100. Yılında Gençlik Perspektifi" programı gerçekleştirildi.
-
“100. Yılında Gençlik Perspektifi” Mardin Artuklu Üniversitesinde!
-
“100. Yılında Gençlik Perspektifi” Alanya Alaattin Keykubat Üniversitesinde!
-
Genç Girişimciler Kurul Başkanımızdan Gençlerin Perspektifinden: Duygu Çamurtaş
-
STOKÇULARIN YENİ HEDEFİ GENÇLER!
-
%100 Yerli Üretim %100 Milli Düşünce Sempozyumu Batman'da
-
%100 Yerli Üretim %100 Milli Düşünce Sempozyumu Trabzon
-
Anayasaya Genç Bakış
-
%100 Yerli Üretim %100 Milli Düşünce Sempozyumu Sivas

