ÖZE DÖNÜŞ
Çocukken oturduğumuz mahallenin siyasi görüşü SHP ve MHP ağırlıklıydı. Babam İmam Hatip Lisesinin Tarih Öğretmeni, mahallenin İshak hocası idi. Annem ise evlenince evin yükünden dolayı istifa etmek zorunda kalmış bir hemşireydi. Sağlık bilgisi olduğu için mahallenin gönüllü sağlıkçısıydı. Kimin bir sorunu varsa, annem oraya koşar elinden geleni yapardı. Allah rızası için. Beklentisiz ve karşılıksız... Babam da okula gönderilmeyen kız çocuklarının babalarını ikna eder ve kayıt işlemleriyle bizzat kendisi ilgilenirdi. Kendi ailem özlem duyduğumuz samimi duygulara küçük bir örnek. Geçmişte başta Erbakan Hocam ve ailesi olmak üzere yüzbinlerce aile bu şuurla yaşadı ve yetişti .
Bu duruş neticesindeydi bizlere ithaf edilen takdir ve memnuniyet. Ne dış görünüşümüzden, ne kıyafetimizden ne de makamımızın gücünden asla değildi.
SHP ve MHP’nin kalesi olan mahallemizde 1995 seçimlerinde Refah Partisi açık ara birinci parti oldu. İnandığı gibi yaşayan ve herkesin güvenini kazanan bu insanlar toplumun her kesimini yaşantısı ile etkilemiş ve bütün topluma güven vermişti. İnsanlar her şeyini bu insanlara emanet etmeye başlamıştı. Sonrasında bu güven, teveccühe dönüştü. Devlet emanetleri olan kamu mallarını ilk seçimlerde önce yerelde sonra genelde bu kadrolara emanet ettiler.
Tüm bu başarı grafiği ne para ile, ne makamla, ne de başka bir beşeri güçle elde edilmişti. Bu başarı iman ve aşkla çalışan, şuurlu insanların samimiyetlerinin karşılığıydı.
Fakat bugünlerde özümüzü ve benliğimizi kaybetmek üzereyiz. Zaaflarımız siyasetimizi doğuruyor. Kimseden hasbi davranışlar bekleyemiyoruz. Bu hasletlerle devam edersek, yani özümüzü kaybedersek, herşeyimizi kaybetmiş olacağız.
Bu nedenle son olarak geldiğimiz noktada açık bir şekilde hissedilen, öz eleştiri ihtiyacı değil, acil bir öze dönüştür. İlmî zihniyet, hürriyet ve millet anlayışına dayanmaktır. Aksi takdirde 40 yıllık kazanım ve itibar kaybolup gidecek.
Bizden görünen, fakat bizi temsil etmeyen; öz sermayemizi hunharca tüketen şuursuzların yerini; aslımıza uygun, manevi değerleri sağlam temeller üzerine oturtmuş, yerli ve Milli düşünceyi kendisine şiar edinmiş kişiler almak zorunda.
İnsan şahsiyetini derinden sarsan ağırlığı kişi veya makam fark etmeksizin silkinerek üzerinden atacak, bütün ömrü boyunca maddi hırslar peşinde koşarak özünü yaşama alışkanlıklarını bütün bütün kaybeden zavallı zenginlerin iskeletten ibaret ruhlarındaki sefalete kapılmayan, özümüzden kopmayan, devletimize ve milletimize hizmet etmeye adanmış kimselerle yolumuza devam etmeli.
Bilal OKUDAN
-
DEVLETLEŞEN STK ve CEMAATLER
-
DEĞİŞTİK, GELİŞTİK, DÖNÜŞTÜK !
-
MÜLTECİLER
-
İRAN, AFGANİSTAN ve PAKİSTAN
-
MİLLETVEKİLİ MAAŞLARI ve BÜROKRATLAR
-
ABD-İNGİLTERE-TÜRKİYE
-
ÇOCUK ÖLÜMLERİ
-
SON SEÇİM !
-
ABD ve SAVAŞ
-
ARADA KALANLAR
-
TEDAVÜLDEN KALKAN DEĞERLER, MEFHUMUNU KAYBEDEN KELİMELER
-
YARDIM TOPLAMA KURULUŞLARINDAN (SİSTEM KURAN KURULUŞLARA)
-
DAVA ADAMLARINA VEFA
-
28 ŞUBAT DAVASI
-
SOKAK, EYLEM, DAVA !

